İSLAM GÜZEL AHLAKTIR (HADİS-İ ŞERİF)
  HARUN YAHYA ALIN
 

ANASAYFA MAKALELER KİTAPLAR İNTERNET SİTELERİ BİZE ULAŞIN

YAZAR ADNAN OKTAR KİTAPLARI -1-

Adnan Oktar Eserleri
DARWINİSTLER NELERİ DÜŞÜNMEZLER?


Bu kitabın konusu, Yaratılış gerçeğine karşı savaş açmış bulunan, evrenin her noktasında tüm ihtişamı ile sergilenen kompleksliğe ve güzelliğe "tesadüf" yakıştırması yapan ve sırf Allah'ın varlığını reddedebilmek için bilinçsizliğin, şuursuzluğun, rastgeleliğin; şuur, akıl, nizam, düzen, anlayış ve güzellik meydana getirdiğini savunmaktan çekinmeyen Darwinistlerin "düşünmediklerini" gözler önüne sermektir. Onların düşünmeyerek üstünden geçtikleri, evrim teorisi tarafından açıklanmış gibi gösterdikleri ama asla detayına girmedikleri konuları ortaya koyup, gerçekte teorinin tüm konularda delilsiz, çaresiz ve aciz kaldığını gösterebilmektir. Birçok insan, Allah'ın varlığının delillerini gösteren kitaplar, konferanslar, video filmler vesilesiyle Darwinizm aldatmacasının farkına varmış bulunmaktadır. Düşünmeyenler, artık yalnızca Darwinistlerdir.

Adnan Oktar Eserleri
DARWINİST PROPAGANDANIN ÇÜRÜK TEMELLERİ


Bu kitapta okuyacaklarınız, evrim aldatmacasının temelini oluşturan kavramların geçersizliğini, çürüklüğünü, bilimsel değerden yoksunluğunu ve sahteliğini vurgulamak için yazılmıştır. Kitap boyunca, tüm bilimsel verilerin evrim teorisini yalanladığı ortaya konulmaktadır. Evrimcilerin, bir buçuk yüzyıldır gerçekleştirmeye çalıştıkları kitle aldatmacasının artık son bulduğu kanıtlanmakta, yeryüzündeki kusursuz, akıllı ve görkemli canlılığın, tüm övgülerin sahibi, Yüce ve Büyük olan Allah'a ait olduğu açıkça sergilenmektedir.

 

Adnan Oktar Eserleri
YARATILIŞ ATLASI - Cilt 3



Evrim propagandası, materyalistler açısından dünya görüşlerini ayakta tutma çabalarının bir numaralı aracıdır. Kayıp halka kavramı da Darwin'in teorisinin vadettiği hayali ortak atalar fikri açısından kilit bir kavramdır. Dolayısıyla evrimciler bu kavramı ne kadar gündemde tutabilirlerse, materyalist inançlarına o kadar çok destek sağlayacaklarını ummaktadırlar. Kayıp halka manşetleri vasıtasıyla, Darwinizm'in çöküşünün gizlenmeye çalışılmasının sebebi de budur. 
Evrimci medyanın tüm çabasına rağmen, kayıp halka manşetleriyle duyurulan fosiller, ne bir kayıp halkadır ne de bunların Darwin'in teorisini doğrular bir yönü vardır. Bu haberler, soyu tükenmiş türlere ait yeni fosiller üzerinde yapılan bilim dışı spekülasyonlardan ibarettir. Fosil kayıtlarının gösterdiği gerçek evrimin hiçbir şekilde yaşanmadığıdır.
Yaratılış Atlası serisinin 3. cildi olan bu kitapta, on milyonlarca hatta yüz milyonlarca yıldır hiçbir değişim geçirmemiş canlıların fosillerini ve bunların günümüzdeki örneklerini göreceksiniz. Bugün sayısız örneği bulunmuş olan bu "yaşayan fosiller"in evrimci yayın organlarında pek duyurulmamasının, bunun yerine hayali "kayıp halka" haberlerine başvurulmasının son derece ön yargılı bir propagandanın ürünü olduğuna şahit olacaksınız. Bilimsel gelişmeleri duyurmak adı altında çeşitli sahtekarlıkların, gerçek dışı iddiaların gündemde tutulmasının materyalist zihniyetin bir ürünü olduğu gerçeğiyle karşılaşacaksınız.
Aynı zamanda milyonlarca yıldır mükemmel ve kompleks özellikleriyle, tam ve noksansız olarak varlıklarını sürdüren canlıların, Yaratılış gerçeğinin açık birer kanıtı olduğunu da hiçbir şüpheye yer vermeyecek, kesin bir kanaat oluşturacak şekilde okuyacaksınız.

Adnan Oktar Eserleri
DARWIN'İN AÇMAZI: RUH



Darwinistlerin ve materyalistlerin şu gerçeği görmeleri gerekmektedir: Tek gerçek ve mutlak Varlık Allah'tır. Bu gerçek karşısında tüm batıl dinler çıkmazdadır. Allah, Yüce Kudreti ile tüm varlıkları kaplamıştır. Her şey O'na aittir, O'nun kontrolündedir.
Bu kitapta, materyalistlerin "mutlak madde" yanılgısı, Darwinizm çıkmazı ve ruhun tereddütsüz varlığı konu edilmektedir. Ruhun algıladığı dünyanın yalnızca bir hayal olarak var edildiği ve tüm evrene hakim olan tek mutlak Varlık'ın, yerlerin ve göklerin Hakimi ve Sahibi olan Allah olduğu hatırlatılmaktadır. Bu gerçekleri görüp anlayan şuuru açık her insan, artık yaşadığı dünyaya farklı bir bakış açısı ile bakacak ve tek kurtarıcısının Allah olduğunu kavrayacaktır. İnsanın asıl hayat olan ahirette kurtuluşa ermesi için yapması gereken, işte bu anlayış doğrultusunda davranmaktır.

Adnan Oktar Eserleri
DARWIN DNA'YI BİLSEYDİ

 

Bu kitabın konusu olan DNA, çıplak gözle görmenin mümkün olmadığı küçüklükteki hücrelerimizin bilgi bankasıdır. Etrafımızdaki canlılara ait bilgiler, her canlının kendi hücrelerinin her birinin içindeki “DNA” denilen bu bilgi bankasında saklıdır. Bir gülün, bir portakalın, bir serçenin, bir kaplanın ya da bir insanın tüm yapısal özellikleri, onları oluşturan hücrelerin çekirdeklerinde bulunur. Kitabı tuttuğunuz elinize şöyle bir bakın. Elinizi oluşturan milyonlarca hücrenin her birinde de bu bilgi depoları mevcuttur.
Bu kitaptaki bilgiler, gözle görülmeyen boyuttaki, ancak içeriği ve taşıdığı bilgi kapasitesi açısından, on binlerce kitaptan oluşan bir kütüphane boyutlarındaki moleküller hakkındadır. Kitap boyunca bir yandan ancak milyonlarca defa büyüterek gözlemlenebilen DNA'nın mucizevi yönlerini görecek, bir yandan da canlılığın böylesine küçük boyuttaki bir parçasının, evrim teorisini nasıl çıkmaza soktuğuna şahit olacaksınız. Bu olağanüstü yapıların detaylarını incelerken, alemlerin Rabbi olan Allah'ın sonsuz büyüklüğünü, ilminin benzersizliğini, genişliğini ve O'nun yarattıkları üzerindeki hakimiyetini daha derinlemesine düşünme imkanı bulacaksınız.
Darwin'in teorisini ortaya attığı dönemde ise, değil DNA gibi bir molekülün sarmal yapısı ve bilgi kapasitesinin incelenmesi, hücrenin temel yapısının dahi anlaşılması mümkün değildi. James Watson ve Francis Crick, DNA'nın sarmal yapısını, Darwin'in Origin of Species (Türlerin Kökeni) adlı kitabının yayınlanmasından neredeyse 100 yıl sonra ortaya çıkardılar. O zamandan bu yana moleküler biyolojide kaydedilen ilerlemeleri, Darwin'in ilkel bilim düzeyine sahip bir dönemde öngörmesine olanak yoktu. Bu bakımdan daha temelden geçersiz bilgi ve varsayımlar üzerine kurulan bir teorinin, DNA gibi, bilim adamlarını halen hayranlık içinde bırakan bir yapının varlığını açıklayamayacağı ortadadır.

Adnan Oktar Eserleri
YARATILIŞ ATLASI - Cilt 2



Canlı tarihinde evrim diye bir şey yoktur. Allah, tüm varlıkların Yaratıcısı ve hakimidir. Maddeyi yaratan da, bir varlığa can veren de O'dur. Dolayısıyla yeryüzünde yalnızca Yaratılış gerçeğinin delilleri vardır. Darwinistler yaptıkları her araştırmada, bu gerçekle karşılaşırlar. Evrimi delillendirmeye çalışır ancak başaramazlar. Çünkü doğada, evrimin gerçekleştiğine dair bir delil bulamamaktadırlar. Tek bulabildikleri, ani, kompleks ve üstün bir yaratılıştır. Sahte deliller de sahte bir teoriyi desteklememekte, aksine onu daha güvenilmez ve dayanaksız hale getirmektedir.
Evrim, sayısız delil ile çürütülmüştür. Bu delillerin en büyüklerinden biri ise, yeryüzündeki örneklerini her geçen gün daha fazlasıyla veren "yaşayan fosillerdir". Bir canlının 150 milyon yıl boyunca aynı kalması, 300 milyon yıl boyunca değişmemesi, evrim senaryosunu kesin olarak ortadan kaldırmaktadır. Ortada, Darwinistlere göre evrim geçirmesi gereken bir canlı vardır. Ama canlı, sergilediği fosil örneği ile aslında hiç evrim geçirmediğini belgelemektedir. Yaşayan fosiller, tüm ders kitaplarındaki evrim safsatalarını ortadan kaldıracak, tüm evrim müzelerindeki sahte ara formları yok edecek, tüm Darwinist kitap ve makalelerdeki hayali evrim senaryolarının bir yalan olduğunu gösterecek kadar büyük bir delildir. Evrimcilerin bunları görmezden gelmeleri, söz konusu açık delilleri ortadan kaldırmamaktadır. Elinizdeki kitapta, bu önemli delile ve Darwinistlerin söz konusu delil karşısındaki çırpınışlarına şahit olacaksınız.

Adnan Oktar Eserleri
YARATILIŞ ATLASI - Cilt 1



Evrim teorisinin iddialarını yerle bir eden belki de en büyük gerçek fosil kayıtlarıdır. Çünkü fosil kayıtları, dünya üzerindeki canlı türlerinin en küçük bir değişim dahi geçirmediklerini ve birbirlerine dönüşmediklerini bize gösteren somut kanıtlardır. Fosil kayıtlarına baktığımızda, canlıların bugün nasıllarsa yüz milyonlarca yıl önce de aynı olduklarını, yani hiçbir evrim geçirmediklerini görürüz. En eski çağlarda bile canlılar bugünkü benzerleriyle aynı mükemmel ve üstün özelliklere sahip olarak, kompleks yapılarıyla bir anda yeryüzünde belirmişlerdir.
Bu durum ise şu kesin gerçeği göstermektedir: Canlılar, evrim teorisinin hayali süreçleriyle oluşmamışlardır, yeryüzünde yaşayan gelmiş geçmiş tüm canlılar Allah tarafından yaratılmışlardır. Yaratılış gerçeği, canlıların geçmişten kalan kusursuz izleri ile bir kez daha sergilenmektedir.
Bu kitapta, bir yandan fosilin ne olduğu, nasıl oluştuğu, nerelerden ve ne şekilde çıkarıldığı gibi bilgiler elde edecek, diğer yandan "Biz evrim geçirmedik, yaratıldık" diyen milyonlarca yıllık fosillerin bazı örneklerini yakından tanıyacaksınız. Bu kitapta yer alan fosiller, Yaratılış gerçeğini ispatlayan yüz milyonlarca fosilin sadece birkaç örneğidir. Ve sadece bu birkaç örnek bile, evrim teorisinin bilim tarihinin en büyük sahtekarlığı ve aldatmacası olduğunu ispatlamaktadır.

Adnan Oktar Eserleri
DARWINİZM İLE İLMİ MÜCADELENİN ÖNEMİ



Günümüzde insanlığın huzurunu bozan, güvenlik ve barış ortamının yaşanmasına engel olan akımların temelinde Darwinizm vardır. İnsanlığın Darwinizm'in tehlikelerine ve aldatmacalarına karşı uyarılması, bu tehlikeli zihniyetin fikren etkisiz hale getirilmesi hayati öneme sahiptir. Samimi Müslümanların da bu gerçeğin bilincinde olmaları, bu tehlikeyi göz ardı etmek yerine, tüm imkanlarını seferber ederek söz konusu tehlikeyi fikren ortadan kaldırmak için gayret etmeleri gerekir.
Ne var ki, Darwinizm'i ve sebep olduğu tehlikeleri kavrayamayanlar, Darwinizm'e karşı yürütülen ilmi mücadelenin de önemini anlayamamaktadır. Bu kitapta, hem Darwinizm'le ilmi mücadelenin önemi üzerinde durulacak, hem de bu büyük fikri mücadeleden kaçınanların öne sürdükleri mazeretler cevaplanacaktır.

Adnan Oktar Eserleri
HAYAT BOYU ÇALIŞAN MUCİZE MAKİNE: ENZİM

 

Bir enzim, içinde mikroskobik boyutta yüzden fazla yapı taşının üç boyutlu bir şekilde birleştiği, insan aklının zorlukla çözebileceği kadar detaylı, kimyasal bir mucizedir. Vücuttaki görevi, tüm işlemleri “hızlandırmaktır”. Gözümüzü kırpabilmemiz, elimizi hareket ettirebilmemiz, görebilmemiz, besinleri sindirebilmemiz, kısacası yaşayabilmemiz için enzimlerin varlığı şarttır. Siz bu yazıları okurken bile enzim denen kimyasal makinelerden milyarlarcası görev başındadır. Aynı anda sayısız işlem yaparak, sizin yaşamanız için gereken sayısız fonksiyonu harekete geçirmektedirler.
Bu kitap, size enzimlerin mucizevi yapıları ve işlevleri hakkında bilgiler verirken, Allah’ın verdiği nimetleri göstermek ve Allah’ın şanını yüceltmek için yazılmıştır. Rabbimiz enzim denen mikroskobik yapıları sebep kılarak, tüm varlıklar üzerindeki hakimiyetini bizlere göstermektedir. Enzim mucizesi ile sergilenen tüm detaylar, Allah’ın eşsiz bir sanatıdır.

Adnan Oktar Eserleri
DNA'NIN DARWIN'E UYARISI

 

19. yüzyıla yön veren üç materyalist fikir adamı olduğu söylenir: Freud, Marx ve Darwin. İlk ikisinin teorileri geçtiğimiz 20. yüzyıl içinde denenmiş, incelenmiş ve sonunda geçersizlikleri anlaşılarak birbiri ardına reddedilmiştir. Darwin’in teorisi ise içinde bulunduğumuz dönemde yıkılmaktadır.
2000 yılının ilk aylarında itibaren yaşanan bazı önemli gelişmeler, materyalizmin bu büyük çöküşüne hız kazandırdı. Bu gelişmelerin en önemlilerinden biri insanın gen yapısını çözmek için yürütülen İnsan Genomu Projesi idi. Bu projeyle, Allah'ın canlıları ne denli üstün bir yaratılışla var ettiğini ortaya koyan "genetik bilgi"nin detayları insanlığın önüne serildi. Bu projenin sonuçlarını inceleyen, tek bir insan hücresinde binlerce ansiklopedi sayfasını dolduracak kadar bilgi saklandığını öğrenen her insan, bunun ne kadar büyük bir yaratılış delili olduğunu kavramaktadır.
Evrimciler ise gerçekte kendi aleyhlerinde olan bu son gelişmeyi çarpıtmaya ve "evrim" delili gibi göstermeye çalışıyorlar. Bu kitapta söz konusu evrimci yanılgılar açıklanmakta, yaratılışa karşı getirilen itirazların mantıksızlığı ve yüzeyselliği ortaya konmaktadır.

Adnan Oktar Eserleri
DARWIN'İN ANLAYAMADIĞI KAMBRİYEN

Evrim teorisi, bilimsel bulguların ortaya çıkardığı gerçekler ile tümüyle çöküntüye uğramış durumdadır. Ancak teoriyi, temelinden yok eden öyle bir gerçek vardır ki, Darwinistlerin açıklamasız kaldığı hemen her konuyu kapsamaktadır: Bu, günümüzden yaklaşık 530 milyon yıl önce, tüm yeryüzünde büyük bir ihtişam içinde sergilenen canlı çeşitliliği ve kompleksliğidir. Henüz tek hücrelilerin yaşamakta olduğu bir ortamda, birbirinden kompleks canlılar, sözde atalarına dair hiçbir kalıntıya sahip olmadan, adeta evrim teorisinin geçersizliğini ilan edercesine aniden var olmuşlardır.
Fosil kayıtları o kadar güçlüdür ve olay evrimciler açısından o kadar dramatiktir ki, bilim adamları bu dönemi Kambriyen Patlaması veya “Biyolojik Big Bang” olarak adlandırırlar. O dönemden bu yana, bu canlıların “atası” olabilecek, Kambriyen öncesi döneme ait yeni fosiller bulma arayışını sürdürmektedirler. Ancak çabalar sürekli olarak tek bir gerçeği göstermektedir: Ani, kusursuz, birbirinden farklı ve kompleks bir yaratılış...
Bu kitap, bu benzersiz gerçeği tüm detaylarıyla sizlere sunmak ve evrim teorisini geçersiz kılan en önemli delillerden birini tanıtmak için yazılmıştır.

Adnan Oktar Eserleri
ALLAH'IN DETAY SANATI

 

İnsanı yoktan yaratmış olan Allah'tır. Onu ve onun etrafını saran tüm güzellikleri, farkında olduğu veya olmadığı tüm nimetleri, bu nimetlerin en küçüğünü ve en büyüğünü sürekli olarak yaratan ve bunların her birinde hayranlık uyandırıcı detaylar var eden Yüce Allah'tır. Bu,   Allah'ın detay sanatıdır. Allah, sonsuz aklı ile insanların kavrayamadıkları, henüz detaylarını keşfedemedikleri sistemler yaratmış, her detayın içinde Kendi Yüceliğini ve kudretini gösteren daha da ince güzellikler var etmiştir. Yoktan var eden, her şeyi dilediği gibi takdir eden ve onları her an dilediği gibi yaratmaya kadir olan Yüce Allah için kuşkusuz bu son derece kolaydır. Allah dilerse, elbette bunların tümünü giderip yok edebilir. İnsana düşen, kendisine karşılıksız sunulan bu nimetlere şükretmek, Allah'a muhtaç olduğunu bilmek ve yalnızca O'na yönelmektir.

Adnan Oktar Eserleri
EVRİMİN FOSİLLERE YENİLİŞİ

 

Bir bitki ya da hayvanın eski jeolojik çağlardan bu yana yerkabuğunda korunmuş olan kalıntılarına ya da izlerine fosil denir. Yeryüzünün her tarafından derlenmiş olan fosiller, yaşamın başlangıcından bu yana yeryüzünde yaşamış canlılar hakkında bilgi veren en önemli kaynaktır.
Hava ile teması ani bir şekilde kesilen canlıların iskeletleri, bozulmadan günümüze kadar ulaşır. Fosillerin araştırılması, soyu tükenmiş hayvanlar ve bitkiler konusunda bilgilenmemizi sağlar. Bu bilgiler hangi zaman dilimlerinde hangi canlıların yaşadıkları hakkında da bilgi verir.
Bir canlının milyonlarca yıl önce yaşadığı bilinen halinin günümüzde bilim adamlarının karşısına canlı olarak çıkması, evrimcilerin ürettiği tüm masalları  altüst eder. Bu durum, evrimcilerin iddialarına göre milyonlarca yıl boyunca evrim geçirmiş olması gereken canlının, her nasılsa, bu hayali evrim sürecine hiç maruz kalmadığını gösterir. Dahası, evrime göre, tamamen ilkel canlıların yaşamış olması gereken bir dönemde, son derece kompleks özellikleriyle, tam olarak gelişmiş ve tümüyle o canlıya has yapılara sahip varlıkların bulunduğunu kanıtlar. Evrimcilerin "ilkel" zannettikleri canlı, hiç de ilkel değildir. Yani "tek hücreliden dönüşüm", "ara geçiş formu" ve "ilkel canlı" iddialarının geçersizliği, aldatıcılığı anlaşılmıştır. Özetle, "aşamalı evrim süreci"nin bir hikayeden ibaret olduğu, önemli bir delil ile bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Adnan Oktar Eserleri
BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ KENDİSİNİN MEHDİ OLMADIĞINI AÇIKLAMIŞTIR - Kitapçık

 

Mehdiyet konusu, İslam tarihi boyunca gündemde olan ve merak uyandıran bir konudur. Öyle ki büyük İslam alimi ve Hicri 13. asrın müceddidi Bediüzzaman Said Nursi, İslam tarihinde pek çok kişinin Hz. Mehdi'nin kendi dönemlerinde geleceğini düşünerek yanıldıklarını belirtmiştir.
Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı'nın pek çok yerinde, Peygamber Efendimiz (sav)'in müjdelediği Hz. Mehdi'nin kendisinden sonra geleceğini haber vermiş ve Mehdiyet hakkında hadislerde geçen konulara açıklık getirmiştir. Hz. Mehdi'nin ve talebelerinin geleceğiyle ilgili Said Nursi'nin ifadelerinden biri şöyledir:
“Ta ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri, yani Hz. Mehdi ve şakirtleri (talebeleri), Cenab-ı Hakk’ın izniyle gelir, o daireyi genişletir ve o tohumlar sünbüllenir.” (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 138; Kastamonu Lahikası, 72)
Fakat günümüzde bazı kimselerin, Bediüzzaman’ın ahir zamanda geleceği müjdelenen Hz. Mehdi olduğu yanılgısına düştüğü görülmektedir.
Oysa, Bediüzzaman eserlerinde, kendisinin ahir zamanda müjdelenen Mehdi olmadığını, nedenleri ile birlikte pek çok defa açıklamıştır. Bunu anlamak için kendisinin bu konudaki sözlerini incelemek yerinde olacaktır.
Bu kitapçıkta, Bediüzzaman Said Nursi'nin kendisinin ahir zamanda gelecek olan Hz. Mehdi olmadığına dair eserlerinde yer verdiği açıklamaları ele alınmaktadır.

Adnan Oktar Eserleri
HAZRETİ MEHDİ'NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİ VE ÖZELLİKLERİ - Kitapçık

 

Mehdiyet konusu, İslam tarihi boyunca gündemde olan ve merak uyandıran bir konudur. Öyle ki büyük İslam alimi ve Hicri 13. asrın müceddidi Bediüzzaman Said Nursi, İslam tarihinde pek çok kişinin Hz. Mehdi'nin kendi dönemlerinde geleceğini düşünerek yanıldıklarını belirtmiştir.
Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı'nın pek çok yerinde, Peygamber Efendimiz (sav)'in müjdelediği Hz. Mehdi'nin kendisinden sonra geleceğini haber vermiş ve Mehdiyet hakkında hadislerde geçen konulara açıklık getirmiştir. Hz. Mehdi'nin ve talebelerinin geleceğiyle ilgili Said Nursi'nin ifadelerinden biri şöyledir:
“Ta ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri, yani Hz. Mehdi ve şakirtleri (talebeleri), Cenab-ı Hakk’ın izniyle gelir, o daireyi genişletir ve o tohumlar sünbüllenir.” (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 138; Kastamonu Lahikası, 72)
Fakat günümüzde bazı kimselerin, Bediüzzaman’ın ahir zamanda geleceği müjdelenen Hz. Mehdi olduğu yanılgısına düştüğü görülmektedir.
Oysa, Bediüzzaman eserlerinde, kendisinin ahir zamanda müjdelenen Mehdi olmadığını, nedenleri ile birlikte pek çok defa açıklamıştır. Bunu anlamak için kendisinin bu konudaki sözlerini incelemek yerinde olacaktır.
Bu kitapçıkta, Bediüzzaman Said Nursi'nin kendisinin ahir zamanda gelecek olan Hz. Mehdi olmadığına dair eserlerinde yer verdiği açıklamaları ele alınmaktadır.

Adnan Oktar Eserleri
DARWIN BU GERÇEKLERİ BİLMİYORDU

 


Bu kitapta, yerli ve yabancı medyada, evrim teorisi ile ilgili yer alan önemli bazı yanılgıların cevapları yer almaktadır. Bazen bir köşe yazısında, bazen bir haberde, kimi zaman da bir televizyon programında evrim teorisini bilimin gereği göstermeye çalışanlar, Darwinizm propagandası yapmakta ve bu konuda yeterli bilgisi olmayan pek çok insanı da büyük bir aldatmacanın içine sürüklemektedirler.
Oysa Darwinizm’in hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. Charles Darwin’in evrim teorisini ortaya attığı tarihten bu yana 150 yılı aşkın süre geçmiş, ancak bu süre içerisinde evrim teorisini destekleyen tek bir bilimsel delil dahi bulunamamıştır. Elde edilen bulgular evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını ortaya koymaktadır. Tam tersine, bilim ve teknoloji alanında yaşanan pek çok gelişme evrenin yoktan var edildiğini yani yaratılmış olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir.
Evrim teorisinin içine düştüğü açmaz, bugün evrimciler tarafından bile kabul edilirken, çoğu zaman ideolojik kaygılarla, kimi basın ve yayın organları tarafından evrim teorisi gündemde tutulmaktadır. Söz konusu propagandanın hiçbir gerçeklik payı içermediğinin ve bununla birlikte evrim teorisinin aldatmacalarının ve yanılgılarının gözler önüne serilmesi ise son derece önemli bir çalışmadır.

Adnan Oktar Eserleri
İNANÇ GERÇEKLERİ

 

Ey insanlar, şüphesiz elçi size Rabbinizden hakla geldi. Öyleyse iman edin, sizin için hayırlıdır. Eğer inkara saparsanız, şüphesiz göklerde olanların ve yerde olanların tümü Allah'ındır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 170)

Allah'a çağıran, salih amelde bulunan ve: "Gerçekten ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?
İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.
Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz. (Fussilet Suresi, 33-35)

Adnan Oktar Eserleri
İMANIN GÜZELLİKLERİ



Rabbinizden olan mağfiret ve eni göklerle yer kadar olan cennete (kavuşmak için) yarışın; o, muttakiler için hazırlanmıştır.
Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlar (daki hakların)dan bağışlama ile (vaz)geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever.
Ve 'çirkin bir hayasızlık' işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah'tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir.
İşte bunların karşılığı, Rablerinden bağışlanma ve içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetlerdir. (Böyle) Yapıp-edenlere ne güzel bir karşılık (ecir var.) (Al-I İmran Suresi, 133-136)

Adnan Oktar Eserleri
DARWINİSTLERİN BİLMEK İSTEMEDİKLERİ GERÇEKLER

 

Charles Darwin’in 19. yüzyılın ortalarında ortaya attığı evrim teorisi, 150 yıldır insanlara canlılığın kökeninin tek açıklaması gibi sunulmaktadır. Hiçbir bilimsel delile dayanmamasına, hiçbir yönden ispatı olmamasına rağmen, yoğun bir propaganda ile korunmaya ve insanlara kabul ettirilmeye çalışılmaktadır. Bunun temelindeki sebep elbette ideolojiktir. Darwinistler tarafından bu teorinin savunulmasının ve bu yönde yapılan propagandaların tek sebebi evrim teorisinin tüm evreni ve canlıları Allah’ın yarattığı gerçeğine karşı bir alternatif görünümünde sunulmasından başka bir şey değildir.
Bu nedenle Darwinizm'in etki alanı bilim dünyasının dışına da taşmıştır. Ateist, materyalist ve pozitivist akımlar, kendilerine Darwinizm'i dayanak olarak almışlar ve dine karşı verdikleri mücadeleyi haklı çıkarmaya çalışmışlardır.
Bütün bu etki alanı dikkate alındığında, evrim teorisinin temelinden geçersiz ve dayanaksız bir teori olduğunun ilan edilmesi, teoriyi ayakta tutmak için ortaya atılan iddiaların birer sahtekarlık olduğunun delillendirilmesi oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Evrim teorisinin geçersizliğine dair deliller birer birer ortaya konulduğunda, Darwinist, materyalist ve ateist çevrelerin ideolojilerini dayandırdıkları fikir, temelinden çökmüş olacaktır. Günümüzde insanların büyük bir çoğunluğunun, evrim teorisinin tarihin en büyük saçmalıklarından bir tanesi olduğu gerçeğini kabul ettikleri de dikkate alındığında, çok kısa bir süre içinde Darwinizm taraftarlarının "Yaratılış Gerçeği"ne karşı başlattıkları bu mücadelenin artık hiçbir etki uyandıramayacağı da rahatlıkla anlaşılmaktadır.

TARİHİ BİR YALAN KABATAŞ DEVRİ

 

Darwinistler,  tek hücreden çok hücreye ve ardından maymundan insana doğru uzadığını iddia ettikleri sözde evrim sürecini kendilerince açıklayabilmek için, insanlık tarihini de senaryolaştırmışlardır. Bunun için sözde "ilkel insan"ın yaşam şeklini ifade eden "mağara devri", "taş devri" gibi hayali dönemler uydurmuşlardır. Oysa karanlık bir mağarada postlara bürünerek oturan, konuşma yeteneği olmayan yarı insan yarı maymun canlılar, yalnızca birer hayal ürünüdür. İlkel insan hiçbir zaman var olmamış, taş devri hiçbir zaman yaşanmamıştır. Bunlar evrimcilerin bir kısım medyanın da yardımıyla oluşturdukları göz boyamalardan başka bir şey değildir. İnsan, var olduğu günden bu yana insandır. Var olduğu günden bu yana da yüksek bir kültüre sahiptir.
Bu kitapta, "kabataş devri" iddiasının tarihi bir yalan olduğu ortaya konulmakta, bilimsel bulguların yaratılış gerçeğini desteklediği gösterilmektedir. İnsan bu dünyaya evrimle değil, sonsuz bir güç ve akıl sahibi olan Allah'ın kusursuz yaratmasıyla gelmiştir.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14

 
  BUSİTEYİ 16210 ziyaretçi (29581 klik) KİŞİ SİTEMİZİ ZİYARET ETTİ islamiyetimiz571.tr.gg  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
style type="text/css">